Yazılarım

Meslek Yaşamımda Okan Yüksel

Benim yolum, Okan Yüksel baba ile Türk Haberler Ajansı’nda kesişti. Daha ilk günden itibaren sadece mesai arkadaşı olmadık; aramızda tarifi mümkün olmayan çok değerli bir bağ kuruldu. Zamanla bu ilişki, ağabey-kardeşten de öte, insanın hayatında nadir rastladığı o gerçek dostluklardan birine dönüştü. Onun yanında sadece gazeteciliği değil, hayata karşı dimdik durmayı, insan olmanın inceliklerini de  Okan Yüksel’den öğrendim.

Sonra hayat, o sert acımasız yüzünü gösterdi. THA, Güneş Gazetesi’ne satılınca, bir sabah hepimizi kapının önüne koydular. Bir anda, yıllarca emek vermiş koca bir ekip işsiz kalmıştı. O günlerin ağırlığını tarif etmek zor… Ama o karanlık günlerde bir ışık vardı: Okan abi. Kendi derdini bir kenara bırakıp, ekipteki herkes için çırpındı. Kapı kapı dolaştı, telefonlar açtı, umut aradı. En çok da bizim için, kardeşi bildikleri için çok uğraş verdi; dün gibi hatırlıyorum.

İş arayışı konusunda benim için de durmadı. Sanırım Nejat Seçen ağabeyi aradı. Bir gün telefon geldi; Hürriyet gazetesine çağrılıyordum. Yeni bir başlangıcın heyecanı, içimde filizlenen umutla karışmıştı. Tam her şey yoluna girmeye başlamıştı, derken; bu kez askerlik çıktı karşıma. Hayat, yine aksilik yaşatacak ya! Bazen de biz karar veremiyoruz kendi planını devreye sokuveriyor.

Yedek Subaylık görevimi 16 ay tamamlayıp, askerden döndüğümde ise Okan baba yine oradaydı. Bu kez, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü rahmetli Erkin Usman ile konuşmuştu. Gittim, yeniden başladım. Okan Yüksel’i şöyle tarif edebilirim; sanki düşeni yerden kaldıran bir el gibi… Orada bir yıl çalıştıktan sonra, bu kez yolum Milliyet gazetesi ile kesişti. Ve yine haber peşinde, sokak sokak, şehir şehir koştuk… Ama içimde hep bir şey değişmemişti: Okan abinin bana verdiği güç ve güven.

Bugün geriye dönüp baktığımda, meslek hayatımın sıkıntılı ve keskin dönemeçlerinde onun izlerini çok net görebiliyorum. Zor zamanlarımda omzumu yasladığım, iyi günlerimde sevincimi paylaştığım bir ağabeydi o. Sadece kapılar açmadı bana; umudu öğretti, dayanışmayı öğretti, insan kalabilmenin ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi; devrimci yüreğiyle…

Benim için Okan Yüksel sadece bir meslek büyüğü değil, hayatımın en kıymetli yol arkadaşlarından biriydi. Onun emeğini, dostluğunu, o koca yüreğini unutmak mümkün değil.

Huzur içinde uyusun…

Anısına sonsuz saygı ve minnetle.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu